Canlı yayını dinlenemek için tıklayınız..

Rum Yönetimi’nin AB Dönem Başkanlığı… Üstel: “Kıbrıs meselesinde onlarca yıldır süregelen adaletsizliğin ve çifte standardın en güncel tezahürü”

9 Ocak 2026 Cuma 09:50
Rum Yönetimi’nin AB Dönem Başkanlığı… Üstel: “Kıbrıs meselesinde onlarca yıldır süregelen adaletsizliğin ve çifte standardın en güncel tezahürü”

Başbakan Ünal Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin, Kıbrıs Türk halkının iradesi ve Kıbrıs’ta yaşanan tarihsel gerçekler yok sayılarak, “Kıbrıs Cumhuriyeti” sıfatıyla Avrupa Birliği (AB) Konseyi Dönem Başkanlığını üstlenmesinin, Kıbrıs meselesinde onlarca yıldır süregelen adaletsizliğin ve çifte standardın en güncel tezahürü olduğunu belirtti.

Uluslararası toplumu ve özellikle Avrupa Birliği kurumlarını, Kıbrıs meselesinde tarihi sorumluluklarıyla yüzleşmeye davet eden Üstel, “Adada adil ve kalıcı bir düzen, ancak iki tarafın egemen eşitliğinin ve güvenliğinin güvence altına alınmasıyla mümkündür. Kıbrıs Türk halkının yok sayıldığı hiçbir yaklaşımın başarı şansı yoktur. Kıbrıs Türk halkı kendi geleceğini belirleme hakkından vazgeçmeyecektir. Bu irade açıktır, nettir ve geri dönüşü yoktur” dedi.

Üstel yaptığı yazılı açıklamada, 1963 yılında Rum liderliğinin, ortaklık devletinin temelini oluşturan Anayasa’yı tek taraflı biçimde değiştirme girişimleri ve bu doğrultuda Rum paramiliter unsurlar ile EOKA geçmişi bulunan silahlı gruplar eliyle Kıbrıs Türk halkına karşı başlatılan saldırılar sonucunda, Kıbrıs Türklerinin can güvenliği ortadan kaldırılarak, devletin kurumsal yapılarından fiilen dışlandığını, eşit kurucu ortaklık haklarının gasp edildiğini kaydetti.

Bu sürecin, Kıbrıs Türk halkının uzun yıllara yayılan ağır bir haksızlığa maruz bırakılmasının başlangıcı olduğuna dikkat çeken Üstel, buna rağmen Rum tarafının, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarının bağlamı ve ruhu çarpıtılarak, adanın tek meşru idaresiymiş gibi uluslararası alanda muhatap kabul edildiğini ifade etti.

Kıbrıs Türk halkının ise siyasi, ekonomik ve sosyal izolasyonlarla yok sayıldığını belirten Başbakan Üstel, “Müzakere süreçlerinin başarısız olmasının temel nedeni, Rum tarafının Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini kabul etmeyen uzlaşmaz tutumudur” dedi.

-“Avrupa Birliği, Kıbrıs Türk halkına verdiği sözlerin hiçbirini yerine getirmedi”

2004 yılında Annan Planı’na Kıbrıs Türk halkının açık biçimde “evet” demesine rağmen, Rum tarafının “hayır” oyunun ödüllendirildiğini kaydeden Üstel, “Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Avrupa Birliği’ne üye yapılırken, Kıbrıs Türk halkı ambargo ve izolasyonlarla cezalandırılmıştır. Avrupa Birliği, Kıbrıs Türk halkına verdiği sözlerin hiçbirini yerine getirmemiştir” vurgusu yaptı.

Son dönemde Rum tarafının, bazı bölgesel ve uluslararası odakların desteğiyle silahlanma faaliyetlerini hızlandırdığının, askeri anlaşmalar ve ittifaklarla güç biriktirdiğinin açıkça görüldüğünü belirten Üstel, “Gazimağusa ve Girne’ye yönelik saldırgan söylemler, hedefin doğrudan Kıbrıs Türk halkı olduğunu göstermekte, güneyde yükselen ırkçı ve Türk düşmanı çevreler adada barış ve istikrarı tehdit etmektedir” ifadelerini kullandı.

-“Kıbrıs Türk halkına yönelik tarihi bir haksızlığın sürdürülmesi anlamına geliyor”

“Bu tablo karşısında Avrupa Birliği’nin sessiz kalması ve Rum tarafını siyasi olarak ödüllendirmeye devam etmesi, Birliğin savunduğunu iddia ettiği hukuk ve adalet ilkeleriyle açık bir çelişki içindedir” diyen Üstel, Rum Yönetimi’nin, AB Konseyi Dönem Başkanlığını üstlenmesinin, Kıbrıs Türk halkına yönelik tarihi bir haksızlığın sürdürülmesi anlamına geldiğini kaydetti.

Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği, eşit uluslararası statüsü ve güvenliğinin tartışma konusu yapılamayacağını vurgulayan Başbakan Üstel, şunları kaydetti:

“Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Anavatan Türkiye ile tam bir dayanışma içinde, kararlılıkla yoluna devam edecektir. Kıbrıs Türk halkının devletiyle, iradesiyle ve onuruyla var olma hakkı asla göz ardı edilemez.”

-“Uluslararası toplumu ve özellikle Avrupa Birliği kurumlarını, Kıbrıs meselesinde tarihi sorumluluklarıyla yüzleşmeye davet ediyorum”

Uluslararası toplumu ve özellikle Avrupa Birliği kurumlarını, Kıbrıs meselesinde tarihi sorumluluklarıyla yüzleşmeye davet eden Üstel, “Adada adil ve kalıcı bir düzen, ancak iki tarafın egemen eşitliğinin ve güvenliğinin güvence altına alınmasıyla mümkündür. Kıbrıs Türk halkının yok sayıldığı hiçbir yaklaşımın başarı şansı yoktur. Kıbrıs Türk halkı kendi geleceğini belirleme hakkından vazgeçmeyecektir. Bu irade açıktır, nettir ve geri dönüşü yoktur” dedi.

Kaynak: TAK