Canlı yayını dinlenemek için tıklayınız..

Öztürkler: “Su, enerji ve doğalgaz stratejik güçtür”

11 Ağustos 2026 Salı 12:09
Öztürkler: “Su, enerji ve doğalgaz stratejik güçtür”

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, günümüz dünyasında gücün yalnızca askeri kapasiteyle ölçülmediğini; su, enerji ve doğal gazın da ülkeler açısından stratejik güç unsurları haline geldiğini vurguladı.
Öztürkler, Hatay temaslarının sonunda “Geçmişten Geleceğe Kıbrıs Sorunu ve Milli Davamız” başlığıyla konferans verdi.
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde bulunan Enerjisa Hatay Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Konferans Salonu’nda, gerçekleşen konferansta Öztürkler, Kıbrıs sorununun tarihsel süreci, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesi, Türkiye ile yürütülen ortak stratejik projeler, Türk askerinin Ada’daki varlığı ve Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonlar hakkında değerlendirmede bulundu.
Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte hayata geçirilen ve planlanan projelerle KKTC’nin stratejik açıdan daha güçlü bir yapıya kavuşturulacağını belirterek, “Bugün dünyada güç sadece askeri değildir; su ihtiyacı bir güçtür, enerji bir güçtür, doğal gaz bir güçtür. Bu noktalarda KKTC’yi stratejik olarak güçlendireceğiz. Bunlar KKTC’nin dünyayla bütünleşmesini sağlayacaktır” dedi.
Türkiye’den KKTC’ye su projesi, hastaneler, Ercan Havalimanı, doğal gaz projesi ve üniversitelerin bu süreçte büyük önem taşıdığını ifade eden Öztürkler, TC ile ciddi projeleri hayata geçirmeye ve KKTC’yi geliştirmeye devam edeceklerini söyledi.
Doğal gaz projesinin de en önemli projelerden biri olduğuna dikkat çeken Öztürkler, bu yolda kararlılıkla ilerlediklerini kaydetti.
KKTC’nin en büyük gücünün Türkiye Cumhuriyeti olduğunu vurgulayan Öztürkler, “Hep söyledik: Güçlü Türkiye Cumhuriyeti, güçlü KKTC demektir” ifadelerini kullandı.
Dünyada insan haklarının ve hukuk kurallarının işlemediği, gücün belirleyici olduğu bir dönemden geçildiğini söyleyen Öztürkler, bu nedenle Kıbrıs Türk halkının Türkiye ile güçlü ve birlik içerisinde olması gerektiğine işaret etti.
“Bizim de güçlü olmamız, bir olmamız, birlikte olmamız şarttır” diyen Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte yürümeye, Kıbrıs Türk halkının davasını savunmaya ve halkı ileriye taşımaya kararlılıkla devam edeceklerini belirtti.
-“Rum tarafı gelirlerini silahlandırmaya yönlendirdi”
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son dönemdeki silahlanma faaliyetlerine de değinen Öztürkler, Rum tarafının Fransa ve İsrail başta olmak üzere farklı ülkelerle askeri ilişkilerini geliştirdiğini ve gelirlerini silahlanmaya yönlendirdiğini söyledi.
-“Garantörlük sulandırılırsa çok farklı noktalara gideriz”
TC’nin garantörlüğü ile Türk askerinin adadaki varlığının Kıbrıs Türk halkının güvenliği açısından vazgeçilmez olduğunu vurgulayan Öztürkler, “Türkiye Cumhuriyeti’nin garantörlüğü ve Türk askerinin varlığı tartışma konusu değildir. Çünkü Türk askeri adadan çıkarsa, garantörlük sulandırılırsa çok farklı noktalara gideriz” diye konuştu.
1974 sonrasında Kıbrıs Türk halkının güvenlik içerisinde yaşamını sürdürdüğünü belirten Öztürkler, Güney Kıbrıs’ın İsrail, Yunanistan ve Fransa ile askeri anlaşmalar yaptığını ancak Türkiye’nin caydırıcı gücü nedeniyle Kıbrıs Türk halkına yönelik bir saldırının söz konusu olmadığını söyledi.
Türk askerinin adadan çekilmesi ve garantörlüğün zayıflatılması halinde Kıbrıs Türk halkının yeniden güvenlik tehdidiyle karşılaşacağını savunan Öztürkler, “Bizim güvenlik endişemiz yok. Biz huzurluyuz. Yastığa kafamızı rahat koyuyoruz. Çünkü biz sizlerle birlikte savaştık, sizlerle birlikte o toprakları kazandık ve var olmaya devam ediyoruz” ifadelerini kullandı.
-“Enosis’ten hiçbir zaman vazgeçmediler…”
Kıbrıs sorununa da değinen Öztürkler, GKRY’nin Enosis hedefinden hiçbir zaman vazgeçmediğini ve Kıbrıs Türk halkını hâlâ azınlık olarak gördüğünü söyleyerek, “Kıbrıs Türk halkı adanın ev sahibidir” ifadelerini kullandı ve Rum tarafının bunu kabullenmemesi nedeniyle müzakere süreçlerinde sonuç alınamadığını kaydetti.
Rum tarafının yalnızca askeri alanda değil, ekonomik ve uluslararası alanda da Kıbrıs Türk halkını baskı altında tutmaya çalıştığını ifade eden Öztürkler; Kuzey Kıbrıs’ta yatırım yapan yabancı iş insanlarına yönelik girişimleri, yükseköğrenim diplomalarına karşı yürütülen faaliyetleri ve turizme yönelik engellemeleri örnek gösterdi.
-“İzolasyon kalkmadıkça anlaşma mümkün değil”
Birleşmiş Milletler’in gerçekten Kıbrıs’ta bir anlaşma istiyorsa öncelikle Kıbrıs Türk halkına uygulanan izolasyonun kaldırılması için harekete geçmesi gerektiğini belirten Öztürkler, “Bu izolasyon kalkmadıkça, anlaşma mümkün değildir” dedi.
Güney Kıbrıs ne kadar silahlanırsa silahlansın Kıbrıs Türk halkının teslim olmayacağını vurgulayan Öztürkler, bunun en önemli güvencesinin Kıbrıs Türk halkının yanında duran Türkiye Cumhuriyeti olduğunu söyledi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı “KKTC’nin tanınması ve KKTC ile siyasi ve ekonomik ilişkiler kurulması” yönündeki çağrılara da işaret eden Öztürkler, uluslararası alanda olumlu gelişmeler yaşandığını ifade etti.
Konferansta 6 Şubat 2023 depremlerine de değinen Öztürkler, Hatay’ın depremde çok büyük bir yıkıma uğradığını ancak bugün yeniden ayağa kalktığını belirtti.
-“Hatay yeniden ayağa kalkıyor. Bu devlet gücüdür”
“6 Şubat 2023 depreminde Hatay’ın yüzde seksen beşi yıkıldı. Ama bugün görüyoruz ki Hatay yeniden ayağa kalkıyor. Bu bir devlet gücüdür. Gücün olduğu kadar güçlüsün” diyen Öztürkler, Türkiye’nin milli savunma alanındaki ilerleyişinin ve millileşme hamlelerinin de büyük önem taşıdığını söyledi.
KKTC’nin TC’nin desteğiyle stratejik alanlarda güçlenmeye devam edeceğini vurgulayan Öztürkler, “Moralimiz bozuk değil, kendimize güveniyoruz. Türkiye Cumhuriyeti’nin bir dünya lideri vardır ve Sayın Erdoğan bizim yanımızdadır. KKTC her gün gelişiyor. Biz de güçlü durmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Hatay temaslarını tamamlayan Öztürkler’in, günübirlik Kahramanmaraş’a geçmesi ve ardından gece saatlerinde KKTC’ye dönmesi bekleniyor.


Kaynak: TAK