Fidan: Savaşın bitmesi için açıkçası elimizden geleni yapıyoruz
TC Dışişleri Bakanı Fidan, "Şu anda savaşın bitmesi için açıkçası elimizden geleni yapıyoruz. Ateşkes dönemi içerisindeyiz ama bu ateşkes savaşın geri dönmeyeceği manasına gelmiyor" açıklamasını yaptı. • TC Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Al Jazeera Arapça televizyon kanalında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD/İsrail-İran Savaşı'nın sona ermesi için ellerinden geleni yaptıklarını belirten Fidan, "Şu anda savaşın bitmesi için açıkçası elimizden geleni yapıyoruz. Ateşkes dönemi içerisindeyiz ama bu ateşkes, savaşın geri dönmeyeceği manasına gelmiyor." ifadesini kullandı. Fidan, ateşkesin daha kalıcı hale gelmesi için kalıcı bir ateşkese ve barışa ulaşılması için Pakistan ve bölgedeki diğer ülkelerin ellerinden geleni yaptıklarını belirterek Türkiye ile Katar arasında muazzam bir işbirliği olduğunu ve iki ülkenin müzakerelerin başarıya ulaşması için İslamabad'a büyük destek verdiğini söyledi. Müzakerelerde, iki taraf arasında birkaç kritik konunun olduğu değerlendirmesini yapan Fidan, şöyle devam etti: "Onların inşallah halli durumunda biz, kalıcı bir ateşkese ulaşacağımızı düşünüyoruz. Tabii zorlu bir süreç, arada büyük bir güvensizlik var. Şu anda geride bırakılmış bir savaş var, her an tekrar başlayabilir ve en önemlisi, Amerika ve İran'ın ne düşündüğünden bağımsız hareket eden ve kendi gündemi olan bir İsrail var. Bölge ülkeleri, dünya kamuoyu, herkes bir barışın olmasından, boğazın açılmasından, bölgede istikrara ve güvenliğe geri dönülmesinden yana iken İsrail'in biliyorsunuz daha başka planları var." Fidan, bazı bölge içi ve bölge dışı aktörlerin, bazı fanatik İsraillilerin, bazı fanatik Batılıların, bölgeyle ilgili dini veya fanatik düşüncelerden hareketle ortaya koydukları politikalar olduğu değerlendirmesini yapan Fidan, "Bölgedeki Müslüman ülkelerin bir araya gelerek kendi kaderlerine sahip çıkmaları gerekiyor. Bizim bölgemiz, bir laboratuvar değil, başkalarının fantezilerini geliştireceği bir alan değil, başkalarının kendi mesihlerini bulacağı bir yer değil. Burası, bölge insanlarının yaşadığı, Müslümanlara ait olan topraklar. Bu topraklarda kendi barışımıza, kendi istikrarımıza, kendi güvenliğimize, kendi refahımıza, kendimizin sahip çıkması gerekiyor." diye konuştu. Bölge ülkeleri arasında dayanışma Savaştan da ders çıkartarak bölge ülkeleri arasındaki dayanışmayı artırmaya çalışan bir çaba içerisinde olunduğuna işaret eden Fidan, bölgedeki herkesin, bölge ülkelerinin kendi sorunlarına kendi sahip çıkmadan hegemondan bir şey beklemenin bir anlamı olmadığını bildiğini söyledi. Fidan, bunun bölgede birçok defa denenen bir senaryo olduğunu belirterek "Bunun bölge ülkelerine faydası yok, İran'a faydası yok. İran'ın belli politikalarını gözden geçirmesi gerekiyor. Bölge ülkelerinin kendileri arasında güven artırıcı tedbirlere başvurması gerekiyor." dedi. Birlik içerisinde hareket edilmesi gerektiğinin altını çizen Fidan, bölge ülkelerinde bunu yapacak insan kapasitesi olduğuna ve devlet olgunluğuna sahip olunduğuna işaret etti. Fidan, "Biz bir araya gelirsek sorunlarımızı çözeriz, bunu yapmamamız için hiçbir sebep yok. Bu yönde yürütülen çalışmalar var şu anda. İnşallah bunlar olumlu bir neticeye ulaşır." ifadesini kullandı. Bölgede şu ana kadar çok büyük güvensizlikler oluştuğunu aktaran Fidan, "Bölgede yakın geçmiş tarihten başlayarak büyük olaylar oldu. İşgaller oldu, iç savaşlar oldu. Karşılıklı ülkeler birbirleriyle savaşa gittiler, çatışmalar oldu." diye konuştu. Bakan Fidan, ABD/İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ve Tahran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarına değinerek şöyle devam etti: "Hala savaşın tehdidi altında yaşayan bir bölgeyiz ama görüşlerimiz artık olgunlaştı. Bazı konularda nihai kanaate ulaşmanız için belli miktar acı tecrübe yaşamanız gerekiyor. Herhalde bölgemiz yeteri miktar acı tecrübe yaşadı ve kanaatlerimiz oluştu, fikirlerimiz oluştu. Artık şunu görüyoruz; hegemondan bize bir fayda yok." Bölge ülkelerinin ya kendi kaderlerine sahip çıkacaklarını ya da bu istikrarsızlığı, güvensizliği yaşamaya devam edeceklerini söyleyen Fidan, "Ama ben memnuniyetle şunu görüyorum; bölgedeki ülkeler artık hep beraber bu dersi almış durumdalar." dedi. Hakan Fidan, bölge ülkelerinin bir araya gelerek bölgenin savaş, istikrarsızlık, terör üreten bir yer olması için değil, bütün bölge ve dünya barışı için istikrar, barış, refah üreten bir bölge olması için inanılmaz kaynaklara sahip olduğunu dile getirdi. Büyük bir İslam medeniyetinin temsilcilerinin bölgede olduğunu vurgulayan Fidan, "Mübarek ve aziz bir halkı var. Ciddi bir medeniyet birikimimiz var. Bunun modern zamanlarda, profesyonellikle yönetilen devletlerde daha büyük bir istikrar alanında dönüşmemesi için hiçbir sebep yok. Ben bu konuda başarılı olacağımıza inanıyorum. Dünyaya da katkımız çok olur böylece. Kendi istikrarımızı, barışımızı burada sağladıktan sonra dünyaya da daha çok katkımız olur." ifadelerini kullandı. "Hürmüz Boğazı kapatıldığı için dünyanın tamamı etkileniyor" Fidan, mevcut durumda en önemli hususun, ABD ile İran arasındaki görüşmelerin neticeye ulaşması olduğuna dikkati çekerek İran'ın saldırıya uğramasının ardından ABD saldırılarına cevaben, Hürmüz Boğazı'nı bir "savaş aracı" olarak kullanma kararı aldığını hatırlattı. Savaşın sadece iki ülke arasında olmadığını ve bölgeyi de etkilediğini kaydeden Fidan, "Hatta Hürmüz Boğazı kapatıldığı için dünyanın tamamı etkileniyor. Enerji güvenliğinde ve enerji fiyatlarında büyük problem var. Bu problem başta gıda olmak üzere, birçok alanda da negatif etkisini gösterebiliyor. Dolayısıyla bunun bütün dünyanın maslahatı ve faydası için bir an önce son bulması gerekiyor." diye konuştu. Dışişleri Bakanı Fidan, boğazın açılması için diplomasi ve diyaloğun en önemli yol olduğunu vurgulayarak bu noktada yürüyen müzakerelerin önem teşkil ettiğinin altını çizdi. Türkiye'nin İran ve ABD ile görüştüğünü aktaran Fidan, "Gördüğümüz şu; her iki tarafın da boğazın açılmasından ve savaş öncesi duruma dönülmesinden yana bir pozisyonları var ama işte bunu diğer unsurlarla beraber, anlaşmadaki diğer unsurlarla beraber nasıl bir kağıda dönüşecekler, önceliklendirecekler, zamanlayacaklar, şu anda onun üzerinde çalışılıyor." ifadesini kullandı.